Yerel seçimlere yaklaşık 2 ay kaldı ve
facebook’ta gönderilerle kendimize benzer insanlarla kendimizi tatmin dışında
neler yapıyoruz diye belki sorma zamanı da geldi. Yanlış anlaşılmasın abuk
sabuk dizileri akşamları oturup izlemektense facebook ile beyni uyuşturmak
kesinlikle daha yararlı çünkü en azından eğitici ve öğretici paylaşımlar da
oluyor. Ancak yeterli değil.
Benim kendi adıma naçizane önerilerim gönül
verdiğiniz partiye üye olun, partilerden hiçbiri hoşunuza gitmiyorsa sivil
toplum örgütlerine üye olun ama yine bana göre siyasete uzak durmak doğru bir
çözüm değil çünkü o zaman meydan sevmediğiniz ve beğenmediğiniz insanlara
kalıyor ve onlar sizi yönetiyor. Kendimi bildim bileli sol görüşlü olduğum için
CHP’ye üye oldum ve Baykal sultası bittiğinden beri üye olmak da çok kolay.
Seçimlerde sandık görevlisi olmak için başvurdum, topu topu senede bir Pazar
fedakarlık etmek bana o kadar da fazla görünmüyor. Ben de Türkiye daha çağdaş
bir ülke olduğu zaman ve %10 baraj ilkelliği kalktığı zaman alternatif bir sol
partiyi de tercih edebilirim ama pragmatik düşününce bence şu anda tek adres
CHP.
En basitinden bir veya iki fikrinize uygun
gazeteye abone olun, medyadaki tek sesliliği bu şekilde destek vererek siz
kırmaya çalışın. Şahsen Gezi olaylarından sonra Hürriyet’i hayatımdan çıkarıp (sadece
internette okuyorum) Bir Gün ve Cumhuriyet almaya başladım ve her ne kadar bazen
okuduklarımdan içim sıkılsa ve Ertuğrul Özkök’ün kadın-erkek ilişkileri ve
şarap içerikli yazılarını, İsmet Berkan’ın bilim makalelerini, Yılmaz Özdil’in
duyguları galeyana getiren yazılarını ve Mehmet Yılmaz’ın adam gibi yazılarını
ara sıra özlesem de Taha Akyol ve hele ki Akif Beki’yi okumamak çok iyi
geliyor. Ayrıca bu gazetelerin arkasında koca holdingler yok, bizim para verip
satın almamızla ve tirajın getirdiği reklamlarla yaşıyorlar. Pazar günleri adam
başı 25 – 75 TL arasında söğüşlendiğimiz beyaz Türk brunchlarında renkli medya
yerine alternatif medyaya takılmak emin olun ki o kadar da kötü gelmeyecek.
Reel sektörün ziyadesiyle içinde ve plaza
insanlarından daha çok reel insanlarla muhatap olduğum için (plazalı dostlar
yanlış anlamasın, ayda 1000 TL’yle yaşamaya ve aile geçindirmeye çalışan
insanlar daha acı bir gerçeği de temsil ediyor) öncelikle bu insanların nasıl
yıllardır cemaat ve hükümet yanlısı medyayla beyinlerinin yıkandığını çok iyi
görüyorum. İşin ilginci bu insanların bir kısmı eskiden Ecevit’e oy veren
ailelerden geliyor. Başörtüsü ve türban yasağı bu insanları çok mağdur etmiş ve
neredeyse hiçbiri Tayyip Erdoğan hayranı değil, alternatif olursa mutlaka
değerlendireceklerini söylüyorlar.
CHP yıllarca bu insanlara çok uzak durdu ve
ayrıca şu da bir gerçek ki Türkiye’de dini kullanan partiler her zaman bir
haksız rekabet yaratıyorlar ve sözde dindarlıkları koltuğun tadını alınca
yerini çoğu zaman güç sarhoşluğuna bırakıyor. CHP’nin içindeki ulusalcı grup bu
muhafazakar insanları sayıları az da olsa hala korkutuyor çünkü onlar için kız kardeşlerinin
üniversiteye türbanla gidebilmesi çok önemli ki ben de artık Türkiye’nin kuyuya
bir deli tarafından atılan türban taşının yükünden kurtulduğunu, bunun artık 18
yaşın üzerindeki kadınların tamamen kişisel (hadi tamam kimi zaman da
baba-ağabey baskısıyla) tercihleri olduğuna inanmak istiyorum.
Ayrıca döngüsel ekonomik krizlerimizin
dışında beni şaşırtan şey 64 yıldır koalisyonlar dışında sağ partiler
tarafından idare edilen Türkiye’de ortalama %65 oranında insanların sadece bu
kriz zamanlarında tepki gösterip onun dışında ısrarla muhafazakar – sağ
partilere oy vermeleridir. Ve yine 15 kişiden birinin pasaport sahibi olduğu
Türkiye’de yurtdışını görmeyen insanlar çağ atladığımızı, ekonomik mucize
yarattığımızı sanıyorlar.
Ben Türkiye’nin çok daha iyi yönetilmeye layık
olduğunu ve CHP’nin de halkla daha fazla kucaklaşarak ve en önemlisi de somut
projelerini adam gibi anlatarak insanlara umut vermesini diliyorum. Evet
yolsuzluk söylemi çok önemlidir ve üzerine de gidilmelidir ama neyin
yapılmaması gerektiği kadar ne yapacağını da anlatmalıdır CHP. Hazine’den
milyonlarca TL yardım alan bir partinin bu parayı gösterişli bir binaya değil,
insanların oylarını kazanacak iletişime harcamasını görmek istiyorum.
Neyse, uzun lafın kısası şikayet edip
sızlanmayı bırakın ve bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız önce kendinizden
başlayıp bizden geçti gibi düşünüyorsanız bile çocuklarınızın geleceği için
bizim ebeveynlerimizden daha duyarlı hareket edebilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder